30 Kasım 2012 Cuma


Karikatür’ün Tarihçesi

            Dilimize fransızcadan girmiş olan karikatür, sözsüz abartma sanatıdır.İlk karikatür

örneği,ünlü italyan ressam  Leonardo Davinci’ye aittir. Bu örneklemede Leonardo’nun

normal ölçülerdeki bir insanın kafasının abartılmış boyutlara getirlmiş çizimi karşımıza

çıkmaktadır. Sonraki dönemlerde ise karikatüre dair bir çok ressam bu abartma sanatını daha

ileri bir boyuta taşıyarak geliştirmişlerdir. Türk tarihinde ise  karikatürün zemini hazırlayan

minyatür çiziminin önemli bir yeri vardır.Keza karagöz oyununda kullanılan figürler


abartılmış çizgiler ve gülünç tipler türk karikatürünün oluşumu için önemli olmuştur.

İlk karikatür 1867’de yayımlanmıştır. 1870 yılında ise Teodor Kasap’ın yayımladığı Diyojen

türk tarihindeki ilk güldürü dergisidir. Bu dönemdeki karikatürler sanat özelliği daha

ağır basarak, içerisinde padişaha bol eleştiri barındırarak çizilmiştir.Bu sebeple II.Abdülhamit

döneminde eleştiri amaçlı güldürmece yasaklanmıştır.Bu yasak II.Meşrutiyete kadar

sürmüştür.II Meşrutiyet döneminin en önemli sanatçılarından biri  Cemil Cem’dir.Türk

karikatürünün 2.dönemi diyebilceğimiz dönem ise cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte

başlamıştır. Bu dönem okur yazar sayısının artması basın yayın alanlarının canlanmasına yol

açmıştır.Bu dönemde ise artık çizimin sanatsal amaçla değilde güncel konuları eleştirmek için

yapılması benimsenmiştir. Çizimdeki bir diğer gelişme ise batıdan alınmış olan simgelerin ve

kalıpların kullanılmasıdır. Örneğin başını çarpan bi adamın kafasında yıldızların uçuşması.İlk

karikatür albümünün çıkması, ilk karikatür sergisinin açılışı bu dönemde meydana

gelmiştir. Yine ilk kadın karikatürist de bu dönemde ortaya çıkmıştır. Bu dönemin en önemli

sanatçısı Cemal Nadi Güler’dir hatta ilk çizgi roman sayılabilecek olan Amca Bey’i

yaratmıştır. Türk karikatürünün 3.dönemi ise 1950 de başlamıştır biz bu döneme çağdaş

karikatür dönemi diyoruz. 1950 ve 1960 yılları arasında karikatür altın çağını yaşamıştır.

1960’tan sonra bir duraklama dönemi geçirmiştir. Okuyucu ve izleyici karikatüre daha az ilgi

göstermeye başlamıştır. Gazeteler bu dönemde yabancı ülkelerdeki karikatüristlerin ve

Türkiye’de ün yapmış karikatüristlerin karikatürlerini yayımlayarak genç sanatçıların

çalışmalarına fazla şans tanımamışlardır. Şu anda içinde bulunduğumuz dönem ise yeni

karikatür dönemidir. 1960larda başlayan duraklama 1970lerin başında bir yenileme sürecine

geçmiştir. Bu dönemin en önemli olaylarından biri 1975’te İstanbul Tepebaşı’nda kurrlan

Türkiyenin ilk karikatür müzesidir. Bu dönemdeki çizimler genelde soyut konulardan

arındırılarak daha çok çok çizgi romana özgü teknikler kullanılmıştır. Karikatürlerin altına

yazılan diyaloglar artık balon şeklinde kullanılmaya başlamıştır. Bu dönemin en önemli

özelliğinden biri sözlü gülmecenin karikatüre aktarılmasıdır buna da en iyi örnek Aziz

Nesindir. 1971’de Gırgır adlı gülmece dergisi çıkmıştır.Oğuz Aral’ın yönetimini üstlendiği bu

dergi Türkiye’de görülmedik bir başarı kazanmıştır hatta dünyada yayımlanan 3.büyük

karikatür gülmece dergisi olarak tarihe geçmiştir. Behiç Pek,Can Barslan,Metin Üst bu

dönemin önemli karikatüristlerindendir. Gırgır, Fırt, Leman, Penguen ve Uykusuz dergileri 

 devamlılığını sürdürmektedir. 






1 yorum:

  1. Önder hocam biliyorum Wikipedia'dan kes kopyala yapıştır gibi duruyor ama ben yazdım tek tek :D

    YanıtlaSil