Karikatür’ün Tarihçesi
Dilimize
fransızcadan girmiş olan karikatür, sözsüz abartma sanatıdır.İlk karikatür
örneği,ünlü italyan ressam
Leonardo Davinci’ye aittir. Bu örneklemede Leonardo’nun
normal ölçülerdeki bir insanın kafasının abartılmış boyutlara
getirlmiş çizimi karşımıza
çıkmaktadır. Sonraki dönemlerde ise karikatüre dair bir çok
ressam bu abartma sanatını daha
ileri bir boyuta taşıyarak geliştirmişlerdir. Türk tarihinde
ise karikatürün zemini hazırlayan
minyatür çiziminin önemli bir yeri vardır.Keza karagöz
oyununda kullanılan figürler
abartılmış çizgiler ve gülünç tipler türk karikatürünün oluşumu için önemli olmuştur.
İlk karikatür 1867’de yayımlanmıştır. 1870 yılında ise
Teodor Kasap’ın yayımladığı Diyojen
türk tarihindeki ilk güldürü dergisidir. Bu
dönemdeki karikatürler sanat özelliği daha
ağır basarak, içerisinde padişaha bol eleştiri barındırarak
çizilmiştir.Bu sebeple II.Abdülhamit
döneminde eleştiri amaçlı güldürmece yasaklanmıştır.Bu yasak
II.Meşrutiyete kadar
sürmüştür.II Meşrutiyet döneminin en önemli sanatçılarından
biri Cemil Cem’dir.Türk
karikatürünün 2.dönemi diyebilceğimiz dönem ise cumhuriyetin
kurulmasıyla birlikte
başlamıştır. Bu dönem okur yazar sayısının artması basın
yayın alanlarının canlanmasına yol
açmıştır.Bu dönemde ise artık çizimin sanatsal amaçla
değilde güncel konuları eleştirmek için
yapılması benimsenmiştir. Çizimdeki bir diğer gelişme ise
batıdan alınmış olan simgelerin ve
kalıpların kullanılmasıdır. Örneğin başını çarpan bi adamın
kafasında yıldızların uçuşması.İlk
karikatür albümünün çıkması, ilk karikatür sergisinin
açılışı bu dönemde meydana
gelmiştir. Yine ilk kadın karikatürist de bu dönemde ortaya
çıkmıştır. Bu dönemin en önemli
sanatçısı Cemal Nadi Güler’dir hatta ilk çizgi roman
sayılabilecek olan Amca Bey’i
yaratmıştır. Türk karikatürünün 3.dönemi ise 1950 de
başlamıştır biz bu döneme çağdaş
karikatür dönemi diyoruz. 1950 ve 1960 yılları arasında
karikatür altın çağını yaşamıştır.
1960’tan sonra bir duraklama dönemi geçirmiştir. Okuyucu ve
izleyici karikatüre daha az ilgi
göstermeye başlamıştır. Gazeteler bu dönemde yabancı
ülkelerdeki karikatüristlerin ve
Türkiye’de ün yapmış karikatüristlerin karikatürlerini
yayımlayarak genç sanatçıların
çalışmalarına fazla şans tanımamışlardır. Şu anda içinde
bulunduğumuz dönem ise yeni
karikatür dönemidir. 1960larda başlayan duraklama 1970lerin
başında bir yenileme sürecine
geçmiştir. Bu dönemin en önemli olaylarından biri 1975’te
İstanbul Tepebaşı’nda kurrlan
Türkiyenin ilk karikatür müzesidir. Bu dönemdeki çizimler
genelde soyut konulardan
arındırılarak daha çok çok çizgi romana özgü teknikler
kullanılmıştır. Karikatürlerin altına
yazılan diyaloglar artık balon şeklinde kullanılmaya başlamıştır.
Bu dönemin en önemli
özelliğinden biri sözlü gülmecenin karikatüre aktarılmasıdır
buna da en iyi örnek Aziz
Nesindir. 1971’de Gırgır adlı gülmece dergisi çıkmıştır.Oğuz
Aral’ın yönetimini üstlendiği bu
dergi Türkiye’de görülmedik bir başarı kazanmıştır hatta
dünyada yayımlanan 3.büyük
karikatür gülmece dergisi olarak tarihe geçmiştir. Behiç
Pek,Can Barslan,Metin Üst bu
dönemin önemli karikatüristlerindendir. Gırgır, Fırt, Leman,
Penguen ve Uykusuz dergileri
devamlılığını sürdürmektedir.



Önder hocam biliyorum Wikipedia'dan kes kopyala yapıştır gibi duruyor ama ben yazdım tek tek :D
YanıtlaSil